Yine başladı “Erdoğan’dan sonra kim gelecek?” hikâyeleri. Fakat konuşulanlara göre olay netleşmiş: Bilal Erdoğan.
Hasbelkader beni takip edenler hatırlar; yıllardır zaten “oğlundan başkasını düşünmez” derdim. Diğerleri kendi kendilerine gelin güvey oluyor.
Hatta biraz da kinayeli bir şekilde, “amacı zaten Erdoğanoğulları Devleti’ni kurmak” derdim. Neyse, muhabbet kısmı bir yana…
Gerçekten Bilal Erdoğan’ın böyle bir demokratik hakkı var. Onu kimse elinden alamaz, almamalı da.
Ama bu daha çok Bilal Erdoğan’la ilgili bir mesele. Kendisi istiyor mu?
İstiyorsa yollar belli: önce AK Parti genel başkanlığına aday olacak. Babası gibi tek aday olarak da girebilir o seçime ama benim tavsiyem, önce kendisini test etmesidir. Yani başka adaylara da izin verilmeli.
Bazı AK Partililer, Bilal’i henüz yetersiz görebilir; “sen daha sonra düşün, biraz kendini yetiştir” veya “önce bir belediye başkanlığına aday ol, bakalım halk gerçekten seni tercih ediyor mu, kazandığında da başarılı bir şekilde görev yapabiliyor musun?” diyebilirler.
Bence Bilal Erdoğan babası gibi yapmamalı; bu tür insanlara fırsat vermeli.
Hatta Hakan Fidan da aday olabilir, Süleyman Soylu da aday olabilir, başkaları da…
Böyle bir seçimi Bilal Erdoğan kazandığında, gerçekten iyi bir işaret alınmış olur.
Kazanamazsa demek ki hâlâ yeterli değil ve insanlar onun yapabileceğine inanmıyor.
Diyelim kazandı; bu sefer başlayacak genel seçim hazırlıklarına. Diğer parti başkanlarıyla görüşecek, belki farklı ittifak arayışlarına girecek, belki de “hiç ittifaka gerek yok, seçime tek başıma gireceğim” diyecek.
Neyse, uzatmayayım. Eğer AK Parti başkanı olarak girdiği genel seçimi de kazanırsa, ülkenin gelecekteki Cumhurbaşkanı olacaktır.
Yol budur yani.
Peki, bu yol onun hakkı mıdır?
Evet, her Türkiye vatandaşının hakkı olduğu gibi, onun da hakkıdır.
Babası Tayyip Erdoğan olması büyük bir avantajdır ama aynı zamanda bir dezavantajdır da.
Babası çok sevilen bir insan olmasının yanında, pek çok kişinin de kalbini kırmış, siyasetten ve ülkeden soğutmuş biridir.
Bu yüzden Bilal Erdoğan, babasının her mirasına sahip çıkmak zorunda değildir.
Belki de bazı konularda “ben farklı düşünüyorum, o suçlar babama ait, gidin ona sorun” diyebilir.
Bilmiyoruz, tanımıyoruz.
Ben sadece ihtimalleri konuşuyorum.